17 Haziran 2013 Pazartesi

Malezya MPOC Palm Yağları ile "yaza merhaba" workshopu...

Yağ çeşidi olarak yiyeceklerde kullanılan ay çekirdeği yağı, zeytinyağı, kanola yağı, fındık yağı, mısır özü gibi yağ çeşitlerini duymuştum. Palm yağını hiç bilmiyordum. MPOC İstanbul yetkilisi Hakan bey'in daveti üzerine katıldım bu partiye.
MPOC Malezya palm yağlarını ve faydalarını Serkan Bozkurt'un Chef's Table Mutfak Okulu'ndaki Yaza Merhaba partisinde öğrendim. Palm yağları Malezya'da üretiliyor ve dünyada ikinci. Birinci ülke ise Endonezya. 150 ülkeye palm yağı ihracatı yapılıyormuş. Tabi Türkiye'ye de... Uzakdoğu ve Güney Asya ülkelerinde yemeklerde bu yağın kullanımı %80'i buluyormuş. Farklı bir çok alanda da kullanıldığını öğrendik. Malezya da palmiye ağacı ekimi bundan dolayı çok fazla ekili durumdaymış. Türkiye'deki bazı firmaların palm yağlarını bisküvi ve margarinlerde de kullanıyorlarmış. Palm yağı üreticisi MPOC Avrupa ve Ortadoğu taraflarında bu yağın kullanımını sağlamayı planlıyorlarmış. Özellikle de ev hanımlarının da kullanmasını istiyorlar. Duman çıkarmayan bir yağ olması ile hanımlara ciddi anlamda hitap edeceğini düşünüyorum.
Serkan Bozkurt'un mutfak akademisi diğer mutfak okullarına göre oldukça farklı ve ferah bir ortamı var. Girişte büyük bir mutfağı var açık olarak. Kendisi bize yemek pişirmenin püf noktalarını ve mutfakla ilgili önemli eğitimler verdi. İlk kez bir etkinlikte bu kadar çok şey öğrendim. Ve de şefimizin gözündeki ışıkla yemek yapmaya ne kadar önem verdiğini hissettim.

Fotoğrafta gördüğünüz sebzeleri ve bir o kadar çeşidi olan et çeşitleri ile kendi istediğimiz et ve sebzelerle palm yağlarını da kullanarak bir workshop gerçekleştirdik. Herkes istediği yemeği yapacağı için kimsenin yemeği kimseninkine benzemeyecekti. Bu da beni oldukça heyecanlandırdı. Çünkü reçeteli workshoplar beni biraz zorluyor. Bazen yeni tadlar öğrenmemin yanı sıra damak tadıma ters yemekler yapabiliyoruz. Tabi yemekte zorlanabiliyorum yemekte. :)
Kabak, domates, soğan, renk renk biberler ve otlar alarak ve de biraz et kendime güzel bir yemek yapmak istedim. Şöyle sebze yatağında ızgara et olmalıydı. En üst katta bir şefimiz de mangal başında bizim getireceğimiz yemekleri pişirmek için bekliyordu. Hemen sebzelerimi seçip yapmaya koyuldum.
Soğanları ve biberleri palm yağı ekleyerek tencereye koyup pişirdim. Tüm sebzelerini iri iri doğrayıp soteledim. Üzerine özel soslarla karıştırıp pişirdim.
Malezya Palm Oil, palm yagi, mpoc malezya, malasia palm oil
Malezya Palm Oil

 Terastaki ızgarayı yapan şefimiz. İlgisi için teşekkürler. :)
sebze yataginda izgara et
 Yemekleri yedikten sonra blogger dostlarla günün kritiğini yapıyorduk. :)
sef serkan bozkurt
 Serkan Bozkurt şefimle...
yemeksohbetleri
Son dönemlerde hayallerimi süsleyen günün sonunda hediye edilen iyi marka bir şef bıçağı. :)

Bugünü bizlere yaşatan öncelikle MPOC İstanbul Yetkilisi Hakan bey'e, mutfak ve yemek üzerine püfleri ve eğitimi ile ufkumu genişleten Serkan BOZKURT şefime çok teşekkür ederim. :)

16 Haziran 2013 Pazar

Zerde

Annem bizim evde sürekli zerde zerde diye söylerdi. Bir etkinlikte hazırladığım bu tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum. Kışın boğazım ağrıdığında balla karıştırıp içimi fena yapan bu acı baharatın nasılda özel bir lezzete kavuştuğunu göreceksiniz. :)
tatlilar, zerde tarifi, zerde nasil yapilir, zerde yapilisi, yoreselyemekler,
Malzemeler:
1 çay kaşığı zerdeçal
1 kahve fincanı pirinç
1 su bardağı şeker
5 su bardağı su
Gül suyu
2 yemek kaşığı inceltilmiş nişasta

Hazırlanması:
Bir tencerenin içine pirinçleri yıkayıp koyarız. Ben risotto pirinci ile yaptım. Siz istediğiniz bir pirinç tercih edebilirsiniz. Kırık pirinç bile olur. :) Üstüne suyu ve zerdeçalı ekleriz. Orta ateşte çırpıcı ile devamlı karıştırırız. Pirincin nişastasının çıkması için bunu uzun süre yapmak gerekiyor. Üzerinde oluşan köpükleri kaşıkla alıyoruz. Şekeri ekleyerek 15 dakika daha pişiririz. Pirinçler iyice pişip rengi sararınca ocaktan tencereyi alıp kaselere koyarak soğumaya bırakırız. Eğer katılaşmadı ise 1 yemek kaşığı kadar nişastayı 2 yemek kaşığı su ile incelterek yavaş yavaş karışıma ekleyip katılaştırabilirsiniz. Misafirlerimize servis etmeden evvel 1 yemek kaşığı kadar gül suyu ilave ederek hoş kokulu bir sunum yapabilirsiniz. :)

Afiyet olsun.

14 Haziran 2013 Cuma

Esse KitchenAid Lansmanı...

Geçtiğimiz hafta Esse'nin KitchenAid ürün lansmanına Gül hanımın daveti ile gittik bloggerlar olarak. Aldığımız bu davet Plaza Hotel'de gerçekleşti.
Kitchenaid ürünlerini KicthenAid ürün müdürü Kris Van Den Bossche'nın sunumu ile dinledik. Satınalma Müdürü Sn. Mustafa AKDAĞ bize türkçeleştirerek tanıtımları daha iyi anlamamızı sağladı. Zira ingilizcem pek az olduğu için cümlenin 4/1'ini ancak anlıyordum. :)) Önce ürün tanıtımı yapıldı, sonra ürün hakkında sorularımızı yanıtladılar. Ben biraz fazla soru sordum gibi geldi ama bilemiyorum. :)
Kitchenaid ürünlerini takip ediyordum. Ama bu defa ürünlere belki de teknik bilgilerini ve kalite anlayışlarını dinledikten sonra daha bir ilgi duydum. Her ürünün ayrı ayrı tanıtımı yapıldı. Dereceli su ısıtıcısı, kablosuz blender'ı, fotoğrafta gördüğünüz masaüstü yoğurma makinesi (mutfak makinesi), waffle makinesi ve birbirinden güzel ve hayatımızı kolaylaştıracak kaliteli ürün yelpazesinin özellikleri ile dikkat çekici. Tabi hanımlar için özelliklerin yanı sıra tüm ürünleri için renk seçenekleri bayağı bir fazla idi. Sanıyorum her renk mutfak için kombin edilebilecek renkleri mevcut.
Gelelim asıl mevzuya ben bu fotoğraftaki ürünü yakından görme fırsatım oldu. Hani böyle her bayanın mutfağında istediği hayal ettiği birşey olur yaa. İşte bu yoğurma makinesi benim için öyle birşey. 4.7 ve 6.9 L seçenekleri ile ev ve büyük mutfaklar için büyüleyici. Dondurma yapma aparatı bile var. Biliyorsunuz son dönemlerde yaz ayı içinde olduğumuzdan mı bilemiyorum pek bir ilgi yaptım ev tipi dondurmalara. Bu aparatı benim için en özeli. :) Çelik karıştırma aparatları çok güçlü görüntü veriyor. Karıştırma kaselerinde alternatif olarak cam kaseli olan modeli de vardı. Bayıldım. Güçlü motoru ve 2 yıl garantisi ile benim mutfağıma yakışır bence. :))

Standart ve eklenebilir aparatları var.

• Kitchenaid Mutfak Makinesi, karıştırma haznesi ve 3 parça aparatı ile birlikte gelmektedir:
- Metal çırpıcı
- Seramik Hamur kancası (kalın hamurlar için)
- Seramik Hamur kancası (ince hamurlar için)
• Eklenebilir Aparatlar: Makarna, kıyma, tahıl öğütme, narenciye, sebze dilimleyici, raviolle, konserve açacağı, dondurma aparatı.

O kadar güzel ürünleri var ki hepsine yer veremedim. Diğer ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi almak için www.esse.com.tr'den ulaşabilirsiniz. Bizleri bugüne davet eden Esse Pazarlama Müdürü Gül KAYADENİZ hanımefendiye daveti için, Satınalma Müdürü Mustafa AKDAĞ'a anlatımları için çok teşekkür ederim. :)

10 Haziran 2013 Pazartesi

Çekirdekli kurabiye...

Geçtiğimiz ay halama gitmiştim. Kendisi pastanede çalışıyor. Baktım bana çekirdekli kurabiye getirdi ikram olarak. Hem tadını hem de değişik görüntüsü oldukça dikkatimi çekti. Hemen tarifini aldım. Tabi pastane işi malum çok yağlı vs. Kendime göre tarifi biraz değiştirip sizinle paylaşayım dedim. Çok pratik bir kurabiye tarifi. Çocuklarda oldukça seviyor. Yeğenim bayıldı, oradan biliyorum. :)
cekirdekli kurabiye nasil yapilir, kurabiye tarifi, cekirdekli tarifler, degisik kurabiye

Malzemeler:
1 su bardağı soyulmuş ay çekirdeği (gerektiği kadar kullanın, yetmeyebilir.)
3,5 Su bardağı esmer un
250 gr margarin (oda sıcaklığında)
1 yumurta akı
1 çay bardağı pudra şekeri

Yapılışı:

Derin bir kapta unu, margarin ve pudra şekerini koyarak güzelce yoğururuz. Sonra pişireceğimiz tepsiyi yağlarız. Çekirdekleri bir kaseye dökeriz. Ceviz büyüklüğünde bezeler alarak yuvarlarız. Elimizle biraz bastırıp yumurta beyazı süreriz. Sonra çekirdeklere iki türlü batırıp önceden yağladığınız tepsiye kurabiyelerinizi dizeriz. Önceden ısıttığımız 180 C fırına tepsiyi koyarız. Üzeri pembeleşince fırından çıkarırız. Soğuduktan sonra tepsiden alıp servis tabağına koyarız.

Afiyet olsun...

Weber Grill ile barbekü workshopu...


Etkinlik öncesi tanışmak ve Weber Barbekü'yü tanıtmak için Şef Eyüp Kemal Sevinç ve Cem Yılmaz ile bir araya gelip sohbetler yaptık... 
Geçtiğimiz hafta Weber Grill barbekülerinin EKS mutfak akademisinde yapılacak olan etkinlik için davet aldım. Markayı ben ilk kez duydum. Dünyanın en önde gelen barbekü markasıymış. Ürünlerini görünce de daha bir anladım bu ününün boşa olmadığını. Türkiye'ye yeni girmesine rağmen oldukça ilgi görmüş birçok ürünü var. Barbeküleri görünce hayranlığım çok büyük oldu. Ürünler oldukça kullanışlı ve güçlü görünüyordu. Bloggerlar olarak birçok yakın arkadaşım oradaydı. Onlarla birlikte workshop yapmak hele de açık havada olunca çok güzel olacaktı. :)
Şefimiz bizleri ikişer gruplara ayırdı ve her birimize iki çeşit yemek yapmamızı söyledi. Bana sevgili Gönül ile birlikte yemek yapacağımız söylendi. Çok sevdiğim bu arkadaşımla birlikte taze baharatlı elma dilim patates ve hardal aromali labne sosu ile ızgara somon yapmaya koyulduk. :)
Hummalı bir çalışma :))
Elma dilim patatesler pişiyor. :) Kapaklı olduğu için tüm lezzeti içinde kalıyor. Kullanılan kömürler 4 saat hiç sönmeden yandığı içinde kömürün getirdiği zararlar yaşanmıyor.

Yemeklerimizi güzelce pişirdik ve tabaklarımıza servis yaptık. Ben somon kırmızı renk diye pek sevmiyorum. Hemen diğer arkadaşlarımın yaptıkları yemeklerden tercih ettim. :)





Koca bir dilim et olmasına rağmen gayet güzel pişmiş... Hele barbekü de noodle pişirilmesine oldukça şaşırdım... Weber grill ile her türlü yemeği dumansız ve tam içine kadar pişmiş olarak pişirdik.
Weber Grill ile ızgara, mangal ve her türlü yemeği pişirerek hem zamandan hem de mekandan tasarruf ederek istediğimiz lezzete pratik bir biçimde ulaşmak için oldukça marifetli bir barbekü.
Bana göre bu malzemelerin tek sıkıntısı oldukça performanslı bir alet oldukları için biraz ebat ve ağırlık olarak hacimli. Evimizin büyük bir bahçesi varsa kaçırılmayacak ve her kişinin evinde olması gereken bir barbekü.
Somonları pişirdiğim barbekü. Hem gazlı hem kömürlü.

Eyüp Kemal bey güzel ev sahipliği için ve Cem bey'e güler yüzü ve anlatımı için çok teşekkür ederim. :)

8 Haziran 2013 Cumartesi

Evde Şeftalili Dondurma...

seftalili dondurma, dondurma tarifleri, dondurma, evde dondurma nasil yapilir, evde dondurma
Geçtiğimiz haftalarda yeğenim bademcik ameliyatı oldu. Oldukça üzücü ve sıkıntılı geçti. Malum çok küçük. Daha 5 yaşında... Ameliyat sonrası doktor bol bol dondurma yesin dedi. Baktım belli markaların dondurmaları sürekli yeniyor. Bu duruma bir son vermek gerek diye düşündüm. Dondurma tariflerime bir yenisini daha ekledim. Sevgili Mutfak ve Tatlar sitesinin sahibi Selma ablamdan aldım bu lezzetli tarifi. Bu çok farklı ve de tamamen doğal malzemelerden yapılmış oldukça lezzetli bir tarif. Eminim beğeneceksiniz. Yeğenim yoğurt yemiyor. Yoğurtlu ve pratik olduğu için bu tarif son zamanlarımın favori dondurması olacak... :)
Malzemeler:
2 çay bardağı toz şeker
3 çay bardağı süzme yoğurt
2 tane şeftali


Hazırlanışı:
Şeftaliyi ince ince doğrayıp mikserde çekin. Üzerine şekeri ekleyin. İyice çırpın. Çırptıktan sonra üzerine yoğurdu dökerek iyice karıştırıp dondurma makinasına koyun. İyice donana kadar çevirin. Yumuşak bir kıvam istiyorsanız hemen yiyebilirsiniz. Özellikle çocuklar için tercih edilebilir. Katı bir kıvam istiyorsanız buzluğa yerleştirin. 1 saat içinde yiyecek kıvamda. :)

Dondurma makinası olmayanlar iyice karıştırıp buzluğa atın. Saatte bir donana kadar çevirin. :)

Kuru nane nasıl yapılır?

Biliyorsunuz her yemeği kendim yapmaya çalışıyorum. Son zamanlarda neredeyse her üründe katkı veya kimyasal madde kullanılması oldukça ürkütücü. Naneyi de kendim yaparım elimden geldiğince. Hem sizlere hatırlatmak hem de bilmeyenler için nasıl yapıldığını anlatmak istedim.
nane kurusu, evde nane nasil kurutulur, kurutulmus nane, baharatlar, nane, nane kurusu
Geçtiğimiz hafta annemle alışverişe çıktık. Akşam üzeri idi. Biliyorsunuz pazar biraz ucuzlar. Bir tezgah oldukça indirimli satıyordu. Annemle 20 bağ aldık nane kurutmak için. Bunlar yaprak yaprak ayıklayıp yıkadım. Yeşillik kurutucusundan geçirip kaba suyunu aldım. Büyükçe bir masanın üzerine iyice yaydım. Ve birkaç saatte bir ters çevirdim küf vs olmasın diye. Tüm yapraklar iyice kurudu suyunu çekti. hafif hareketle ufalanabilir hale geldi. Ben de onu derin bir kap içine koyarak hamur yoğurur gibi yoğurdum. Sonra da iki elimin arasına alarak fotoğraftaki hale getirdim. Önce yoğurmamın nedeni hızlı bir şekilde nanenin toz haline gelmesiydi. Ufak tefek kabalarını elimde ufaladım. Ufak tefek saplar çıktı, ayıkladım. Bir kavanoz içine koydum. Kullanıma hazır.

Afiyetler olsun. :)

Van & Yımırta Kahvaltı Evi...

Her yörenin meşhur olduğu bir ürünü var. Sanırım hepimizin aklına kahvaltı deyince Van ilimiz geliyor. Van kahvaltısını ben de ilk kez deneyimleme imkânı buldum. Geçtiğimiz hafta Ohannes Kan beyfendinin daveti üzerine Van & Yımırta Kahvaltı Evi'nde blogger toplantısı gerçekleştirdik. Bağdat Caddesi'ndeki oldukça rahat ulaştığım bu mekanda dillere destan bir kahvaltı yaptık. Kavut, murtuğa, jaji, menemen, Van'ın otlu peyniri, ceviz ve incir reçeli bunların yanında birinci kalite kahvaltı çeşitleri ile sanki sonsuz diyebileceğimiz kahvaltı çeşitleri. Birbirinden özenli ve farklı lezzetler tattım. Hiç duymadığım isimler altında öyle güzel yiyecekler geldi ki bayıldım resmen. :) Ayrıca fiyatlar böylesine şirin ve kaliteli bir mekanda tüm yiyeceklerin fiyatlarının çok makul olması. Menüyü elime aldığımda fiyatları görünce oldukça şaşırdım. Gerçekten çok uygunlar...
Kendinizi bir bahçede hissedebileceğiniz ferah bir mekân.
Dekoru oldukça şirin tasarlanmış, masa ve sandalyelerde çok rahattı.
kavut, murtuga, menemen, van kahvalti evi, bagdat caddesi, kahvalti masasi
Çeşitler muhteşem :) Sol taraftaki tavanın içindeki kahve tonlarındaki lezzeti tarif edemem. Adı "Kavut". İçinde irmik var. Oldukça farklı bir tad.
Sağ taraftaki tavada ise "Murtuğa". Bu lezzette yine Van kahvatı sofrasından bir örnek. Yumurta ve farklı lezzetlerin bir araya getirilmesi ile yapılıyor.
Oldukça seçkin kahvaltı çeşitleri

Kahvaltının veya tercihen öğle yemeklerinin mükemmel bir lezzeti "Menemen"
Ben de pişi yaparım ama bu gerçekten çok güzeldi. Hem de sıcak sıcak servis ediliyor. Sıcak seven biri olarak çok beğendim. :)
Hayatımda ismini bile duymadığım ceviz reçeli. Sanıyorum sırf bunu yemek için bile gideceğim Van & Yımırta Kahvaltı Evi'ne. Bu ortamın en güzel yanlarından biri de bu güzel mekana hayvan dostlarımızla giriş serbest. Bu çok güzel bir haber. :)
Çok şirin logosu. Hemen girişte kedi ve yumurtalardan oluşan bir tasarım. :)

Güler yüzünü ve hoş sohbetin biz bloggerlardan esirgemeyen Onno Bey'e ve bizleri oldukça hoş ağırlayan mekan sahibi ve personeline buradan çok teşekkür ederim.
Siz de Van kahvaltısının eşsiz lezzetlerini tatmak isterseniz Bağdat caddesindeki mekânı şiddetle tavsiye ederim. Ben bir daha gideceğim. :)

4 Haziran 2013 Salı

Kuşkonmazlı, beyaz hindibalı mevsim salatası...

Malzemeler:
1 bağ kuşkonmaz (Ufak boy 10 adet)
2 adet beyaz hindiba
1/3 bağ semizotu
1/3 bağ maydanoz
3-4 tane orta boy domates
2-3 tane yeşil biber
1 adet ufak boy beyaz soğan
2 adet salatalık
1 adet limon
1 tatlı kaşığı nar ekşisi
1,5 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı sirke (elma veya üzüm farketmez)

Hazırlanışı:
• Tüm malzemeleri ayıklayıp bol suda yıkarız. Son suyuna -ki ben 3 su yıkarım tüm yeşilliklerimi- sirke koyarak dezenfekte ediyorum ben. Siz bilirsiniz...
• Derin bir kapta tüm malzemeleri küçük küp küp doğrarız. Sadece soğanları jülyen dediğimiz ikiye bölüp uzun uzun keseriz. Hepsini karıştırırız.
• Ayrı bir kasede tüm sos malzemesini (limon, nar ekşisi, tuz ve sirke) karıştırıp salatanın üzerine dökeriz ve karıştırıp kayık tabaklara servis yaparız.
• Ben biraz malzemeyi bol tutarım kalabalık misafir vs yaptığım için. Duruma göre malzemeyi azaltabilirsiniz. :)

Afiyetler olsun.

3 Haziran 2013 Pazartesi

Tavuklu Nane Çorbası...

naneli tavuk corbasi, tavuklu nane corbasi, corba tarifleri, yoresel corbalar
Malzemeler:
1 çay bardağı pirinç
1 tavuk budu
1 orta boy kase yoğurt (süzme kullanılacaksa 1 su bardağı)
1/4 bağ nane
1 avuç önceden pişmiş nohut
1 tatlı kaşığı tuz

Hazırlanışı:
Tavuk budunu 4 bardak su ile bir tencerede haşlarız. Budu sudan çıkarıp bir tabağa didikleriz. Tavuk suyuna pirinci ekleyip pişmeye bırakırız. Bir kaşık yardımı ile pirinç dişe yapışmayacak kıvama geldikten sonra önceden haşlanmış nohutları ekleriz. Tuzu atarız. İyice ayıklayıp yıkadığımız taze naneleri ince ince tahtada doğrarız. Tavuk suyunu kapatır kapatmaz naneyi atıp karıştırırız.

Servise hazır. Afiyetler olsun. :)

2 Haziran 2013 Pazar

YKM Cevahir'de AGENDAby Ayşe Deniz Yeğin Rüzgarı

Geçtiğimiz hafta bir etkinlik daveti aldım. Yıllar yılı blog yazarıyım takip edenleriniz bilir. Fakat ilk kez moda üzerine bir davetti bu. Çok heyecan verici olmakla birlikte büyük bir merakım vardı. 4 yıla yakındır dolabımdaki kıyafetler azalsın ve yeni tasarım kıyafet almak için diye bekliyorum. 4/1 oranına düştü şükür. :) Etkinlik Cevahir AVM'de YKM mağazasındaydı. Aslında bu etkinlik benim için iyi oldu. Sonuçta yemek bloğu yazıyorum ama sonuçta sadece yiyip içmiyoruz. Aynı zamanda kıyafet alıyoruz. Düğüne gidiyoruz. Günlük kıyafetlere ihtiyacımız var. Oldukça faydalandığım bir etkinlik oldu. :)

Beden yapıma uygun kıyafet bulmak oldukça güç. Aslında şişman ya da farklı bir yapım yok. Sadece üst kısmım biraz daha kalın ve dar olduğu için kıyafet uydurmak oldukça güç.  Sevgili Ayşe hanım ile etkinlik başlamadan evvel tanışma imkanı buldum. Keyifli sohbeti arasında kıyafet seçimimi nasıl yapmam gerektiğini öğrendim. Kendisine buradan çok teşekkür ediyorum.

Tasarımları oldukça güzel kesimli. Kendisinin dediği ve benimde gözlemlediğim kadarıyla kıyafetler birçok vücut yapısına direkt uyum sağlayacak bir tasarımla oluşturulmuş. Ayrıca kıyafetlerde kullanılan kumaşlara bayıldım.



 Bu tam benim tarzım. :)


Şehirli, kendine yakıştırmayı seven, sade ama stil sahibi, modern kadınlara hitap eden AGENDA koleksiyonu; rahat, ufak detay dokunuşlarla gündüzden geceye de taşınabilecek, tasarım değeri taşıyan parçalardan oluşuyor. 

Hayatın her alanına tasarım dokunuşları getirme misyonu ile çalıştığını belirten Ayşe Deniz Yeğin’in çizgisi, koleksiyondaki her parçada fark ediliyor. Rahatlık ve fonksiyonelliğe öncelik verilen koleksiyonda yer alan desenli parçaların hemen hepsinde geometrik esintiler dikkat çekerken tasarımcının kendi çizdiği desenlere de yer veriliyor.Siyah ve beyazın baskın olduğu koleksiyonda nar çiçeği, saks mavi gibi sezonun gözde renkleri yazın enerjisini taşıyor.

Koleksiyonunu müşterilerle buluşturduğu için büyük bir heyecan yaşadığını ve alacağı geri dönüşlerin kendisi için büyük önem taşıdığını belirten Ayşe Deniz Yeğin, “Agenda için büyük bir titizlikle çalıştım. Agenda koleksiyonu için günümüzün şehirli kadınlarından ilham aldım ve onların ihtiyaçlarına, arayışlarına duyarlı, şehir hayatında günü yaşarken rahat edebilecekleri, günlük kıyafetlerine ufak detay dokunuşlarla geceye de taşıyabilecekleri bir koleksiyon hazırladım. Siz değerli YKM müşterilerinin de beğenisine sunmaktan mutluluk duyuyorum.” diye konuştu.

Agendaby Ayşe Deniz Yeğin markalı ürünleri satın alan YKM müşterileri cazip fiyatlarla tasarım ürünleri giymenin keyfini yaşayacak.