14 Şubat 2013 Perşembe

Renkli Biberli Rulo Levrek

Bildiğiniz üzere workshop'lara katılıyorum. Bir süre önce bu yemeği yapmasını orada öğrenmiştim. Sizinle tarifini paylaşmak istedim. Zira benim gibi balığı kızartma ya da buğulama şeklinde seven biri için oldukça farklı bir pişirme şekli.. :)
Malzemeler:
1 adet levrek fileto
1/4 adet renkli biberler (kırmızı, sarı, yeşil)
1/4 adet soğan (küp küp doğranmış)
1 çay bardağı sirke (üzüm, elma farketmez)
1 diş sarımsak
1 dal taze kekik
1 adet defne yaprağı
3 küp tereyağı (yaklaşık 1 yemek kaşığı)

Hazırlanışı:
Levrek balığını ortadan ikiye ayırdıktan sonra derisini de etinden ayırırız. Yani fileto haline getiririz. Balıkçılara da yaptırabilirsiniz. Tercih sizin. :) Jülyen yani şerit şeklinde doğradığımız biberleri tereyağıyla birlikte tavada az soteleriz. Diri kalması gerekiyor biraz. Sonra levreğin içine koyarak balığı sararız. Soğanları küp doğradıktan sonra bir tavada biraz tereyağı koyarak şeffaflaşana kadar pişirerek önceden dövdüğümüz veya kıydığımız sarımsağı, kekiği ve defne yaprağını en sonra sirkeyi ekleyerek yüksek ateşte 1 dakika kadar çeviririz. İçine levreği yavaşça dağılmadan koyarak içindeki soğanlı sosu sürekli balığın üzerine kaşıkla devamlı üzerinde gezdiririz. Çünkü balık yüksekte kalıyor sos ise alçak. Balığın her yerinin eşit şekilde pişmesi için bunu böyle yapmamız gerekiyor. 

Harika bir sunum ve yemek bence. :)

Afiyet olsun.

13 Ocak 2013 Pazar

Veee sonunda kitabımız çıktı. :)

Yemek yapmak birçoğumuz için hayatın bir getirisi olarak yemek yapıyoruz. Bazılarımız ise bunu büyük emekler ve zaman ayırarak blog dünyasının içinde tariflerini paylaşıyor ve insanlarla iletişime geçiyoruz... Bende 2009 yılından sonra bir yemek bloğu açmaya karar verdim. Aslında 2007'den bu yana bloğum vardı ama yemek dünyasına kendimi daha yakın hissettim ve evimizde yaptığımız yemeklerin çok beğenilmesi bunu bir platformda paylaşmamın doğru olacağını söyledi. O günden bu yana çokta güzel dönüşler oldu ve doğru insanlarla tanıştım çok şükür bin şükür Rabbime. :)
Geçtiğimiz yıl çalışmalarına başladığımız EKS Eyüp Kemal Sevinç Mutfak Akademisi'nin projesiyle hazırlanan kitabımız baskıdan çıktı ve artık piyasada. İçerisinde 3 tane tarifimin olduğu bu kitap 42 yemek bloğu yazarlarının büyük emekleri doğrultusunda çıktı. Bu projenin en güzel yani ise gelirinin AÇEV'e bağışlanması... Blog yazarlarının Eyüp beyin ortak kararı bu yönde oldu. Sosyal sorumluluk projesinin fikir sahibi Eyüp bey'e ve benimle birlikte 42 blog yazarının karşılık beklemeden emek verdiği için çok teşekkür ederim. Umarım doğru yerlerde kullanılır...


Kitaba ulaşmak için Alfa Yayınları'ndan çıkan kitabımıza ulaşmak artık çok kolay. Birçok yayınevinde bulabiliyorsunuz. :)

8 Ocak 2013 Salı

Bal Kabaklı Ravioli...

Malzemeler:
Hamuru için:
100 gr un
1 adet yumurta
1 tutam tuz
1/2 yemek kaşığı zeytinyağı

İç Dolgu:
1 su bardağı rendelenmiş bal kabağı
5 adet ceviz
1 çay kaşığı pul biber
1/2 çay kaşığı kimyon
1 yemek kaşığı parmesan peyniri
1 tatlı kaşığı tereyağı
1 çimdik karabiber

Sosu için:
1 çay bardağı krema
1/2 adet soğan, ufak küp doğranmış
1 çay kaşığı tarçın
1 yemek kaşığı parmesan peyniri
1 tatlı kaşığı tereyağı


Hazırlanışı:
• Hamur malzemelerinin tamamını koyarak karıştırıp yoğururuz. Yaklaşık 30 dk kadar bir kenarda dinlenmeye bırakırız.

• İç dolgu için tavada yağı eritiriz. Çok ince kıydığımız balkabaklarını tavaya koyarak soteleriz. Cevizi ayıklayıp doğrarız. Çok küçük olmasın. Cevizleri, baharatları ve parmesanı ilave ederiz. En son karabiberi atarak ocağı kapatıp soğumaya bırakırız.

• Sosu için tavada yağı eriterek soğanları şeffaflaşana kadar pişirin. Ardından tüm malzemeleri ilave ederek kısık ateşte 2 dakika pişiririz ve ocağı kapatırız.

• Hamuru eğer evde makarna makinanız varsa onun yardımı ile yoksa çok ince bir şekilde açın. Yalnız hamurları açarken mesela 20 cm çapında daire hamur açtıysak aynı ölçüde bir tane daha hamur açalım. Hamurun 1 tanesine dolgu malzemesini bir çay kaşığı yardımıyla "ben elle aldım) büyük çimdik halinde alarak hamuru birbirine uzaklığı 5-6 cm mesafelerde koyarak yerleştiririz. Dolgu malzemesini koyduğumuz hamurun kenarına fırça yardımıyla su sürteriz ki hamurumuz yapışsın. İkinci hamuru üzerine koyarak dolgunun hemen kenarından elimizin yanı ile yapışması için hafifçe bastırırız.

• Bir tencereye su koyarız. Su kaynadıktan sonra üzerine tuz atıp hamurları suda 4 dk kadar haşlarız. Sudan kevgir yardımıyla çıkararak önceden hazırladığımız sosla karıştırırız. Servis tabağına koyarak servis yaparız.

Afiyet olsun.

3 Ocak 2013 Perşembe

Bumerang Deneyim Günleri'ni Usla'da gerçekleştirdik.

Geçtiğimiz haftalarda Hürriyet Gazetesinin bir parçası olan Bumerang'ın yarışmasına "Hayatımın yemeği" konulu yarışmaya katıldım. Biliyorsunuz ki yöresel yemek tariflerini ağırlıklı olarak paylaşmaya çalışıyorum. Ben de Mumbar Dolması (tarif için) tarifimi gönderdim. Veee tarifim ve bloğum yarışmaya katılacaklar arasında ilk 10'a girdi. Bu sevincimi tarif edemem.
Dünyanın en başarılı 200 şefinden biri olan Osman BAHADIR önderliğinde USLA (Uluslararası Servis ve Lezzet Akademisi)'nde bu workshopu gerçekleştirdik. Şefimiz tarafından belirlenen Bal Kavaklı Ravioli, Renkli Biberli Rulo Levrek ve Çikolatalı Volkan Kek pişirdik. Önümüzdeki günlerde tariflerini bir bir paylaşacağım sizlerle. :)
Osman Şef biberlerin kesim tekniğini öğretirken


Çikolatalı volkan çek pişmek için sırasını bekliyorken :)

Osman Bahadır şefimle :)
Bizlere kapılarını açan USLA Akademiye, Bumerang Bumads ekibinden güler yüzünü ve ilgisini esirgemeyen Ahmet Erten beyfendiye, sevgili Hilal Meriç'e veeee Osman Şefime herşey için çok çok teşekkür ederim. :)
Günün sonunda yaptıklarımızı yedik.
Ayrıca o gün uzaktan ve yakından gelen tüm blogger arkadaşlarımı tanıdığım için çok mutluyum. :)

1 Ocak 2013 Salı

Külünçe / Bayatlamayan Urfa Çöreği

Çocukluğumdan bu yana en çok sevdiğim bir çörek türüdür külünçe. Aslen Urfa'lıyız. Babaannem küçükken bize gelir annemle beraber yaparlardı. Bildiğim kadarıyla Sadece Şanlıurfa'ya has bir lezzet. Komşu illerde yapılıyor mu hiç bilmiyorum / duymadım. Geleneksel lezzeti ''Külünçe''yi (Bir tür peksimet) ise evlerde özenle hazırlıyor. Uzun zaman bayatlamadığı için memlekette askere yolcu gidenlerin çantasına bolca konulan özel bir lezzet. Ramazan ayında özellikle yapıldığını çok iyi biliyorum. Çünkü çocukken oruç tuttuğumda sadece bu özel bir kokuya sahip çöreği yemek için iftarı sabırsızlıkla beklediğimi hatırlıyorum. :)) Halamdan aldım tarifini. Bayatlamadığı için çok yaparız. Bu nedenle çok geleceği için orantı yaparak ölçüyü azaltabilirsiniz. :) Buyrun tarifine...

26 Aralık 2012 Çarşamba

Aryıldız'ın mutfak ürünlerinde 64 yıllık serüveni...

Ar Yıldız markasını bilmeyenimiz yoktur. 1948 yılından beri piyasada var olan ve birinci kalite ürünleri ile hep var olacağını düşündüğüm bir marka. Ar Yıldız'ın fabrikasına bloggerlarla davet edildiğim zaman çok sevindim. Üretim ortamlarını halka açmak birçok markanın kolay kolay yapmayacağı birşey. Gezi öncesi yaptığımız toplantıda Ar Yıldız üretim müdürü Bahadır bey'in ve muhasebe müdürünün bizlere anlattıklarından çok şeyler öğrendim. Mesela kaşık, bıçak gibi ürünler asitli yani sirke, çamaşır suyu gibi maddeler ile yıkanmazmış. Eğer bulaşık makinasında yıkanacaksa kuru bir şekilde bekletilmemesi gerekiyormuş. Yoksa korozyon yani paslanma olurmuş.
Sacın belli ölçülerde Maraş kesimi denilen teknikle kesilmesi...
Tonluk ağırlıklarla milyon dolarlık makinalarda şekillendirilen sacların çıkışındaki hali... 
Tencerelerin tabanlarının preslenmesi ve yapışması sonucu soğuması için bekletildikleri yer.
 Ürünlerin parlatılması sonucu değişiklik...
İmalatta gördüğüm el işçileri ile çaydanlıkların uçları bağlanırken gümüş kullanıldığını gördüm...
Lazer ile Ar Yıldız markasının isminin yazıldığı işlem.

Ve sonuç... :)

Ben oraya giderken kaşık, çatal ve tencere imalatını göreceğimi düşünerek yola koyulmuştum. Oraya gittiğim vakit orada çelik ürünler haricinde porselen, tekstil ürünleri Maxstyle (havlu, ev tekstil ürünleri yatak örtüsü gibi) ismi ile piyasada satışta olduğunu öğrendim. Gerçekten ürünleri ciddi manada kaliteli idi.
Maxstyle havlu çeşitleri
Harika bir tencere seti

Bıçak tasarımına bayıldığım kaşık çatal takımı



O gün bizlerle birlikte olan, misafirperverliğin yanısıra güler yüzünü esirgemeyen sevgili sosyal medya sorumlusu Ferhan hanıma, fabrikayı bizlere gezdiren üretim müdürü Bahadır beye ve tüm personele sonsuz teşekkürler. :)


Online satış için: www.aryildizcourt.com

kullanatmarket sunum yarışması videosu... :)


16 Aralık 2012 Pazar

Mumbar (Bumbar) Dolması...

Yöresel yemeklerden zannediyorum en zorudur mumbar dolması. Bayağı meşakkatli bir yapılışı var. Annem çok yapardı ama bu sene bende öğrenmek istedim. Belki blogger olduğum için birazda annemsiz yapmak istediğim için. Kurban bayramı zamanı tarifi paylaşmak isterdim ama ancak vaktim oldu. Yöresel yemek sevenlere özel bir tarif kanımca. :) Ayrıca bazısı diyor koyunun bağırsağı yenir mi? Kokoreç hayvanın helal olan olmayan her tür bağırsağı kullanılıyor. Bu ise helal olan yağlı bir bölümü var. Sadece orası yeniyor. O nedenle bir koyundan ciddi manada az çıkıyor.
bulgurlutarifler, dolma tarifleri, etyemekleri, mumbar, mumbar dolmasi nasıl yapılır, mumbar dolmasi tarifi, sanlıurfa mumbar dolması, sanliurfa yoresi yemekleri, yoresel dolmalar, yoreselyemekler,
Malzemeler:
Bir koyun mumbarı (Kasaplara söylerseniz ya da kurbanı kesen kişiye ayırıp veriyorlar.)
300 gr dolmalık kıyma
600 gr iri pilavlık bulgur
3 yemek kaşığı domates salçası
2 adet kuru soğan
3 yemek kaşığı pulbiber
1 yemek kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber

Yapılışı:
Öncelikle kurbandan gelen temizlenmemiş mumbarı içindeki pislik arındırıldıktan sonra içi ve dışı ayrı ayrı bıçak ile sıyırılıp yıkanır. Sonra her iki yüzü de kaya tuzu ile ovularak hem kokudan hem de mikroptan arındırılır. Tekrardan yıkanıp durulandıktan sonra iç malzemeler hazırlanır. Yaklaşık olarak her yüzü 5-6 defa yıkanıyor. Kasaptan alsanız bile tekrar yıkayıp bıçakla sıyırmakta fayda var.
 
Mumbar hariç tüm malzemeyi ince doğrayarak bir kapta karıştırırız. Mumbarın iç yüzü dışta olacak şekilde doldurmamız gerekiyor. Ayrıca kabak oyacağı ile doldururuz. Yalnız kabak oyacağı ucu sivri olmamalı. İç malzemeyi avucumuza alarak oyacağa doldururuz. Sonra mumbarın ağız kısmını kendi içine dönecek şekilde doldurmaya başlarız. Biz doldurdukça elimizle mumbarı kaydırırız ve içine doğru gitmeye başlar. Yalnız çok sıkı doldurmamak gerekiyor. Piştikçe bulgur şişeceği için mumbarı delmemesi açısından da bu gereklidir. Tüm mumbarlar doldurulduktan sonra bir tencereye mumbarların yaklaşık iki katı kadar su koyarak hızlı ocakta yaklaşık 1 saat pişiririz.

Afiyet olsun. :)

2 Aralık 2012 Pazar

Mercimekli Köfte (Urfa Usulü)

Mercimekli köfte; köfte tariflerimin arasında en yapılışı kolay ve bereketli olanı. Çünkü azıcık yapıyorsun kocaman bir tepsi oluyor. :) Bazı evlerde yediğim köftelerin benim köfteden farkı onlar çok yumuşak oluyor. Benim köftem daha çiğköfteye benziyor. Denemelisiniz bence...
mercimekli kofte tarifi, urfa mercimekli cigkofte
Malzemeler:
1/2 kg bulgur (ben esmer bulgur tercih ettim)
1,5 su bardağı mercimek
1 baş sarımsak
1 büyük boy soğan
1/2 demet maydanoz
1/2 demet nane
2 yemek kaşığı isot
1 tatlı kaşığı kimyon
1 yemek kaşığı tuz
2 yemek kaşığı domates salçası
1/2 çay bardağı zeytinyağı

Yapılışı:

Önce mercimek bir tencereye yıkandıktan sonra üzerini 1-2 parmak geçecek kadar su konularak iyice eritilir. Soğan ve sarımsak ince ince doğranır. Maydanoz ve nane de ayıklanarak ince ince kıyılır. Çiğköfte tepsisine bulgur konur. Üzerine erittiğimiz mercimeği dökerek bir kaşık yardımı ile iyice karıştırırız. Tepsinin bir kenarında toparlarız. Kenar kısımlarına soğan ve tüm baharatları atarak ufaktan yoğururuz.
Küçük bir tencerede domates salçasını zeytinyağı ile yaklaşık 5 dk kadar pişiririz.
Yoğurduğumuz köftenin içine ekleyip kaşık ile karıştırırız. Sıcak karışımları koyarken köftemize öncelikle kaşıkla sonra el ile karıştırmakta fayda var. Elimiz ciddi manada yanabilir. Herşey birbirine karıştıktan sonra üzerine önceden kıydığımız nane ve maydanozu ekleyip bir defa karıştırıp sıkımlayarak servis tabağına yerleştiririz. :)

Afiyet olsun.

30 Kasım 2012 Cuma

KullanatMarket.com yılbaşı yemeği...

Bildiğiniz üzere KullanatMarket.com tek kullanımlık mutfak eşyaları tasarlayıp üreten bir firma. Tabi kullanıp atılmak için üretilmesine rağmen ben atmaya kıyamıyorum. :) Geçtiğimiz günlerde KullanatMarket.com'un düzenlediği bir yemeğe katıldım. Gün sonunda bir yarışma ile günü bitirdik. Evden sunumlar hazırlayarak o yarışmaya bloggerlar olarak katıldık. Yaptığım sunumlar sırasıyla kaşık (adam yumurta), yuvarlak mini (tarator), kulplu mini (kabak tatlısı), kare (çemen) kadeh (üzüm şırası) idi. Katılan blogger arkadaşlarımı tebrik ediyorum. :)
Adam yumurta


Kabak tatlısı
Çemen

Üzüm şırası (tarifi için tıklayın)
Blogger dostlarım :)


Tüm sunum ve fotoğraflama yapılırken bizler için hazırlanan harika yemekler vardı. O heyecanla çokta boğazımdan geçti sayılmaz ama. :) Hepsi lezzetli idi.
Bu keyifli ve güzel gün için KullanatMarket.com'a, Bivet Levi, Betty Finz Halegua ve eat.drink.shoot studio’nun bizlere ev sahipliği yaptığı için teşekkür ediyorum.

26 Kasım 2012 Pazartesi

Tavuk, Gorgonzola ve Ceviz Salatası

Geçtiğimiz yaz MSA'da Keskinoğlu'nun workshopuna katılmıştım önceden hatırlarsınız. Orada yaptığım bir İtalyan lezzeti bu salata. Bence malzeme ve lezzet olarak gayet sağlıklı bir yemek. Ben lezzetini sevdim. Yapılışı kolay bir tarif. :)
Malzemeler:
2 adet Keskinoğlu tavuk göğsü
6 adet çeri domates
200 gr Akdeniz yeşilliği
80 gr gorgonzola
50 gr ceviz
20 gr balzamik
60 gr zeytinyağı
Taze kekik
Tuz
Karabiber


Yapılışı:
Tavuk göğüslerini istediğimiz şekilde keserek zeytinyağında tuz ve karabiber ile kızartırız. Zeytinyağı ve balzamiği salatayı karıştıracağımız kasede karıştırırız. hazırlarız. Tavuk ve gorgonzola haricindeki tüm malzemeyi iri doğrayarak karıştıracağımız büyük kasede karıştırırız. Tabağa önce yeşillikler, sonra gorgonzola parçaları ve en son tavuk göğüslerini en üste koyarak servis yaparız.

Afiyet olsun. :)

19 Kasım 2012 Pazartesi

Üzüm şırası...

Geçtiğimiz günlerde bir etkinlikte üzün şırası içtim. Annem çok anlatırdı. Küçükken bağlarda nenesine yardım edermiş ve üzümün birçok yapılış tarifini biliyor. Annemin tarifi ile yaptım. Duyduğum kadarı ile özellikle kan yapan çok faydalı bir içecek. Ve yemeklerin yanına bence çok yakışıyor. Çocukların da bol bol tüketmesi lazım. Kansızlık durumlarında da çok faydası varmış. :)

Malzemeler:
1/2 kg kara üzüm
1/2 kg yeşil üzüm
1/2 kilo toz şeker
1 lt su
4-5 adet karanfil

Yapılışı:
Üzümlerin hepsini yıkayıp ayıkladıktan sonra bir kapta blendır ile iyice ezeriz. Sonra süzgeçten geçirip bir tencereye koyarız. Üzerine şekeri ve suyu ekleyerek kaynamaya bırakırız. Yaklaşık 20-25 dk kaynatıp üzerine karanfilleri atarız. Bir taşım daha kaynatıp ocağı kapatırız. Soğuduktan sonra soğuk servis yaparız.


Ayrıca gurme Mehmet Karahan’ın özel sunumu ile denediğim sade soda ile karıştırılınca harika bir lezzeti oluyor. :)


Afiyet olsun...

7 Kasım 2012 Çarşamba

Tarator...

Dün kullanatmarket'in bir sunum yarışmasına katılmak için bu tarifi hazırladım. Kokusu ve lezzeti çok güzel. Bu sos ızgara balık, patlıcan ve kabak tavalarının yanında garnitür olarak yenebiliyor. Damak tadınıza göre deneyin. Umarım beğenirsiniz. :)

Malzemeler:
100 gr. ceviz içi
100 gr. bayat ekmek içi
2 diş sarımsak
200 gr tahin
1,5 adet limon suyu veya sirke

Yapılışı:
Cevizi ve ekmeği ayrı ayrı önceden ıslatırız. Yarım saat kadar bekledikten sonra ceviz içini ve ekmek içini mikserde 5-6 defa çekeriz. Sarımsakları da çok ince çektikten sonra ya da sarımsak sıkacağı ile de olabilir ince hale getiririz. Limon ile birlikte sarımsakları atarak iyice karıştırırız.

Afiyet olsun. :)

29 Ekim 2012 Pazartesi

Kelle Çorbası...

Biz kelleyi küçüklüğümden bu yana kendi kurbanımızın kellesi ile yaparız. Annem çok faydalı olduğu konusunda oldukça ısrarcıdır. Doğrusu bende çok fazla yemesemde her kurban bir tabak nasip olur. Ve de bol sarımsaklı ve limonlu bayılırım. Neticesinde kasaptan bayat olacağına senede bir defa elimize geçecek taze bir kelle çorbası. :))

Malzemeler:
1 koyun kellesi
2-3 baş sarımsak
4-5 tane limon
Pulbiber
Tuz
Karabiber
Su

Yapılışı:
• Kellenin derisini kasaba veya yapabilecek birine yüzdürdükten sonra iyice yıkarız. Annem turşuluk tuz ile ovar. Sonra yıkayıp düdüklü tencerede üzerini biraz geçecek şekilde su koyarak 1 yemek kaşığı tuz ekleyerek koyarız. Kapağını kapatıp düdüklünün sesi çıktıktan sonra en küçük ocakta ve en kısık ateşte yaklaşık 3 saat kadar pişiririz.
• Ocağı kapatıp kapağını açtıktan sonra kelleyi tencereden çıkarıp dilini, yanak etlerini çıkarırız. Onları küçük kuşbaşı büyüklüğünde doğrarız. Zaten çene kemikleri kendiliğinden düşüyor. Bir kesme tahtasının üzerinde kelleyi yatay tutarak üst kısmındaki bölümün tam ortasına gelecek şekilde büyük bir bıçağın ucunu dayayarak bir çekiç ya da ağırlık yardımı ile vurarak kelleyi ikiye ayırırız. Sonra beynini çıkarıp doğradığımız etlerin üzerine ekleyerek tencereye koyarız. Tekrar bir taşım kaynatırız.
• Sarımsakları kıyıp, limonları sıkıp kaplarına koyarız. Karabiber, pulbiberi de küçük kaplara koyarız.
• Her kişi kendisi için gerektiği kadar baharat, limon veya sarımsak ekleyerek yiyebilir...

Afiyet olsun. :)

28 Ekim 2012 Pazar

El Yapımı Fettuccine (Kremalı Yaban Mantar Sos ile)

Ben bu tarifi MSA Mutfak Sanatları Akademisi'nde bir etkinlikte sevgili Hakan Şefin katkıları ile hazırlamıştım. Ben çok sevdim. Tarifini merak edenlere eğitimci şefin tarifi ile sizlerle paylaşmak istedim. :) Eğer hamur açma makinanız yoksa onun yerine bu hamuru becerebildiğiniz kadar bıçak yardımı ile yapabilirsiniz.
Malzemeler: (2 kişilik)
Hamuru için:
200 gr un
2 adet yumurta
Bir tutam tuz
Zeytinyağı

Sos için:
1/2 adet soğan
2 diş sarımsak
100 gr kültür mantarı
100 gr kestane mantarı
100 gr krema
2-3 dal taze fesleğen
Tuz
Karabiber
Zeytinyağı
 Yapılışı:
• Hamuru için tüm malzemeyi karıştırırız ve bir kapta pürüzsüz kıvama gelene kadar yoğururuz. Streç filme sararak buzdolabında 30 dk bekletiriz. Makarna açma makinesinde açarız. İstenilen incelikte yapabilirsiniz. Fakat resimde gösterilen şekilde esas kalınlığı imiş. :) Bir tencereye su koyarız. Su kaynadığında içine atarak pişene kadar haşlarız.
• Sosu için ise soğan ve sarımsağı küçük küp şeklinde doğrarız. Bir tavaya az zeytinyağı koyarak soteleriz. Mantarları jülyen kesim şekli ile ince dilimleriz ve tavaya soğanların üzerine ekleriz. Kremayı ve taze fesleğeni ilave ederiz. Tuz ve karabiber ekleriz.
• Haşladığımız makarnanın üzerine ekleyerek sıcak servis yaparız. :)

Afiyet olsun.