EKS Mutfakta yapılacak olan Kenwood etkinliğine davet edildiğimde çok heyecanlandım. Kenwood benim zamanında var olan elektronik markasıydı bu workshopa kadar. Mutfak ürünleri çıkarmaya başlamış. Açıkçası hiç duymamış, görmemiştim. Son dönemlerde büyük rağbet gören büyük mutfak şefleri, tost makinesi, blender, kahve makinası gibi ürünleri bir arada bulup inceleme fırsatı buldum. Birçok hanım benim gibi mutfak ürünlerini tek tek ve ayrı renklerde sevmiyor. Ürünlerin hepsi aynı ton ve kalitede. Birçok markanın bu kaliteye ulaşmadığını bir mutfaksever olarak incelemiş durumdayım. En çok etkilendiğim durumlardan biri ise renklerin bana hitap eder oluşuydu. Hani hangisini beğeniyorsun deseniz e şıkkı hepsini derim. Gerçekler renkler süper. Ayrıca bunlardan farklı olarak grafik desenli modelleri de var.
Eyüp Şef'im bizlere ürünü tanıtıyor.
Kenwood'un ürünü ile hazırladığım şeftalili mousse... Gerçekten bir harika oldu. Kullanımı çok kolay oldu. :) Gıda hazırlama konusunda avrupa birincisi Kenwood markası olmuş. Gerçekten bu birinciliği layıkıyla hakediyor. Çünkü tasarım ve kullanım kolaylığı bakımından direkt tercih edeceğim marka kesinlikle. Kenwood KW286 Mutfak Şefi birçok hanımın evinde isteyebileceği bir ürün gerçekten.
Günün sonunda verilen bu hediye için Kenwood'a çok teşekkür ederim.
Kenwood'a bu etkinliğe daveti için ve misafirperverliği için sevgili Eyüp Bey'e ve tüm ekibine çok teşekkür ederim. :)
Yöresel yemeklerden başımın tacı bir yemek. Oldukça pratik bir yemek bana göre ve de oldukça lezzetli. Bizim Şanlıurfa'da bu yemeğin ismi "KAŞIĞA BİNEN". Komik geliyor kulağa ama öyle. Başka memleketlerde Yeşil Mercimekli Erişteli Çorba gibi isimleri var ama yapılışları ve lezzetleri oldukça farklı. Çünkü ben içinin hamurunu mercimekler pişerken yoğurup taze taze yemeğe katıyorum. Mutlaka deneyin, çoooookkkkk seveceksiniz. :)
Malzemeler: 250 gr yeşil mercimek 3 baş kuru soğan 1 tatlı kaşığı pulbiber 1 tatlı kaşığı domates salçası 1/3 çay kaşığı karabiber 1 tatlı kaşığı tuz 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı 250 gr un Hazırlanışı: • Önce mercimekleri ayıklayıp yemeği pişireceğimiz tencerenin içine koyarak üzerine 1,5 litre kadar su koyup kaynatın. Kaynadıktan sonra mercimekler pişene kadar (15-20 dk) haşlayın. • Bir kenarda unun içine bir çimdik tuz attıktan sonra içine alabildiğine su koyarak yoğurun. 2 bir ceviz büyüklüğünde bezeler yaptıktan sonra her birini kalın bir şekilde açın. Çok ince açmayın. Biraz etli olacak.
Açtıktan sonra büyük teflon tavada hamur donacak şekilde pişiriyoruz. Pişmeyecek. Sadece hamur katılaşacak.
Pişen hamurları dürüm şeklinde yuvarladıktan sonra fotoğraftaki gibi ince ince kesiyoruz. Onları yukarı doğru havalandırınca tüm yuvarlaklıklar açılıyor. Hepsini pişirip kestikten sonra bir tepside açık bir şekilde bırakıyoruz. • Pişen mercimeğin içine baharatlarını ve salçasını atıp bir taşım kaynattıktan sonra içine hamurları atarak pişene kadar kaynatırız. Öte yanda soğanları zeytinyağı ile küçük bir tavada pembeleşinceye kadar pişiririz. Yemekteki hamurlar piştikten sonra üzerine kızarmış soğanları yağı ile beraber döküp karıştırıp ocağı kapatırız.
Cevizli dondurma:
Malzemeler:
500 gr süt 6 adet yumurtanın sarısı 170 gr şeker 240 gr krema 200 gr toz ceviz
Hazırlanışı:
Süt ve kremayı bir tencereye alıp kaynatırız. Yumurtanın sarılarını bir kapta aklarından ayırdıktan sonra şeker ile mikser yardımı ile beyazlaşıncaya kadar çırparız. Kaynattığımız sütü azar azar kepçe ile yumurtalı karışıma ilave ederiz. Yalnız süt ilave ederken el çırpma teli ile karıştıracağız. Sonra bu karışımı tencereye alıp kısık yanan ocakta çırpma teli ile hiç durmadan karıştırırız. Karışım muhallebi kıvamına gelmeden ocaktan alırız. Bir kenarda cevizi mikser yardımı ile toz haline getiriz. Yalnız ben fazla toz haline getirmedim. Biraz bütün kalsın istedim. Tercih size ait. Sonra bu toz cevizi tenceredeki karışıma ekleyip bir kaba aktarıp soğumaya bırakırız. Soğuyan karışımı dondurma makinası hareket halinde iken dökeriz ve yaklaşık 15-20 dk kıvam alana kadar yani biraz donmasını bekleriz. Plastik spatula ile başka bir kaba alarak buzluğa atarız. Yalnız dondurmayı yumuşak sevenlere o anda servis yapabilirsiniz. Özellikle yeğenimin buz gibi dondurma yemesini istemiyorum. İlk servis ona yapılıyor. :)) Herkese afiyet olsun. :)
Malzemeler: •1,1 kg süt 1 su bardağı un 1,5 su bardağı toz şeker 1 paket vanilya, 1 paket kakao (50 gr) •1/2 paket krem şanti 1/2 paket çikolatalı krem şanti 1 su bardağı süt (krem şanti için) • Üzeri için; Damla çikolata Çikolatalı çubuk Hazırlanışı: Krem şantiyi 1 bardak süt ile çırpın ve buzdolabına koyun. Muhallebi için sütü bir tencereye koyarız ve şekeri ekleriz. Üzerine tüm malzemeleri eleyerek ekleriz. Çelik bir tencerede karıştırıp ocakta pişiririz. Koyu bir kıvam alıyor. Çok koyu olmasın. Muhallebi piştikten sonra önceden cam bardağa kepçe ile biraz alıp yeteri kadar muhallebi koyarız. Tüm bardaklara aynı şekilde dökeriz. Ilıdıktan sonra yaklaşık 2 saat kadar buzdolabında soğumaya bırakırız. Servis yapacağımız zaman üzerine krem şantiyi 1 cm kalınlığında dökeriz. Sonra üzerine yine çikolatalı krem şantiyi fotoğraftaki gibi sıkma torbasına koyarak süsleriz. Son olarak üzerine damla çikolata ve çikolatalı çubuk ile süsleriz. Afiyet olsun...
Malzemeler: (8 kişilik) 1 su bardağı nohut 1/2 kg bamya 1 kg domates 250 gr kuşbaşı et 2 tane büyük kuru soğan 2 baş sarımsak (1'i piştikten sonra eklenecek) 3 yemek kaşığı zeytinyağı 2 tane kapya biberi (Kırmızı biber) 1 yemek kaşığı kuru nane 1,5 tatlı kaşığı tuz 1 tane büyük limon Varsa nar ekşisi 1 yemek kaşığı (Eğer yoksa bir tane daha limon sıkarız.)
1 çay kaşığı pulbiber
Hazırlanışı: Nohutu geceden ıslarız. Ertesi gün yapacağımız zaman kuşbaşı etleri zeytinyağı ile birlikte tencerede kavururuz. Üzerine soğanları, kırmızı biberi doğrayarak ekleriz. Öte yanda domateslerin kabuklarını soyup doğrarız ve tencereye atarız. Domatesleri iyice solduktan sonra tuzu atarız. Nohutu ıslattığımız sudan çıkarıp üzerine ekleriz. 1 baş sarımsağı ayıklayıp doğramadan bütün olarak düdüklü tencereye koyarız. Üzerine su ekleriz. En son pulbiberi ekleyip tencerenin kapağını kapatıp 1 saat kadar pişiririz. Onlar pişene kadar bamyaların üzerini çizgiden keserek ayıklarız. Biraz büyükse ikiye üçe eninden keseriz ve yıkarız. Tencerenin havası çıktıktan sonra kapağını açıp sıktığımız limonu ve nar ekşisini atarız. Üzerine bamyayı atarız. Bu aşamada karıştırılmaz. Kaynadıktan sonra bir defa çeviririz. 15 dk pişirin. Üzerine kuru naneyi ve ikinci baş sarımsağı dövdükten sonra tencereye ekleyip ocağı kapatırız...
Afiyet olsun. :)
Kakaolu Muhallebili Cup:
Malzemeler: •1,1 kg süt 1 su bardağı un 1,5 su bardağı toz şeker 1 paket vanilya, 1 paket kakao (50 gr) •1/2 paket krem şanti 1/2 paket çikolatalı krem şanti 1 su bardağı süt (krem şanti için) • Üzeri için; Damla çikolata Çikolatalı çubuk Hazırlanışı: Krem şantiyi 1 bardak süt ile çırpın ve buzdolabına koyun. Muhallebi için sütü bir tencereye koyarız ve şekeri ekleriz. Üzerine tüm malzemeleri eleyerek ekleriz. Çelik bir tencerede karıştırıp ocakta pişiririz. Koyu bir kıvam alıyor. Çok koyu olmasın. Muhallebi piştikten sonra önceden cam bardağa kepçe ile biraz alıp yeteri kadar muhallebi koyarız. Tüm bardaklara aynı şekilde dökeriz. Ilıdıktan sonra yaklaşık 2 saat kadar buzdolabında soğumaya bırakırız. Servis yapacağımız zaman üzerine krem şantiyi 1 cm kalınlığında dökeriz. Sonra üzerine yine çikolatalı krem şantiyi fotoğraftaki gibi sıkma torbasına koyarak süsleriz. Son olarak üzerine damla çikolata ve çikolatalı çubuk ile süsleriz.
Afiyet olsun...
Ramazan ayına girmeden evvel Solo'dan ve Gülhan Kara hanımefendiden çok hoş bir çikolata atölyesi daveti aldım. Bu atölye Chef's İstanbul'da gerçekleşti. Solo'yu bilmeyen yoktur. Solo solo soloooooo aklıma geliyor solo markasını duyunca. Sanırım birçoğumuz aynı fikirde. Reklamlardaki jenerik müziği öyle. :)
Solo'nun yeni ürünleri çok hoşuma gitti. Sıkıştırılmış tuvalet kağıdından masaüstü kullanım için pratik paketlerine kadar hepsi birbirinden kullanışlı. Sıkıştırılmış tuvalet kağıdı az yer tuttuğu için birçok tüketici için tercih edilebilir bir durum. Malum banyoların dolapları ya da evlerimiz küçük. Çok iyi düşünülmüş bana göre. :) Pratik peçetelik ise masaya direkt konarak kullanılabilecek ve çeşitli desenlerden oluştuğu için masa örtümüz ile kombine edebiliriz. :)
Bundan yıllar önce yine çikolata workshopu yapmıştım ama bu defa çok daha heyecanlandım nedense. Çikolata üzerine püf noktalarını ve nasıl güzel çikolata yapılır tüm ayrıntıları ile öğrendik.
Gülhan hanımın eşi Mustafa bey etkinlikte öğretmenimiz oldu.
Kuvertür çikolatayı benmari usulü erittik. Sonra temperleme yaparak yani sürekli karıştırarak yapacak kıvama getirdik. Çikolata kalıplarına koyarak buzlukta dondurduk. Ben bitter yaptım. :)
Gülhan hanım harikaydı. Mustafa bey ve kendisi güler yüzü ve enerjisiyle günümüzün en büyük sırrıydı. :) Solo'ya Gülhan hanım ve Mustafa bey'e çok teşekkür ederim. :)
Pakmaya kalitesi, güveni, çeşit çeşit ürünleriyle şimdi hanımlar mutfakta ne isterse en iyisini buluyor! Pakmaya pişirme yardımcıları lezzete lezzet katıyor. Pratik, nefis Pakmaya pudinglerin tadı damakta kalıyor: Kakaolusundan çileklisine, vanilyalısından çikolatalısına... 9 farklı çeşidiyle Pakmaya pudinglere evde herkes bayılacak!
Mısır unu, pirinç unu, galeta unu mu istediniz? Nişasta mı gerekti? Pakmaya'da alasını bulacaksınız! Enfes bir pastaya ne buyurulur? Pakmaya krem şantiler, çikolatalı soslar sizi bekliyor! Kakao, şekerli vanilin, karbonat, pudra şekeri, maya... Haydi leziz kekler, kurabiyeler, poğaçalar yapmaya! Çocukların canı tatlı mı çekti? Misafir mi geldi? Pakmaya pudingler ne güne duruyor?
Hanımlar; emeğinizin, hünerinizin hakkını veren Pakmaya ile mutfağınıza kolaylık ve lezzet getirin... Mutfağın Yıldızı siz olun, tebrikleri kabul etmeye hazırlanın!
Çikolatalı Fındıklı Pudingle Muffin Kek
Malzemeler: • 2 Su Bardağı Un (200g) • 1 Paket Pakmaya Hamur Kabartma Tozu • 3 Su Bardağı Süt (600ml) • 1 Paket Pakmaya Çikolatalı Fındıklı Puding • 3 Yumurta • 1 Su Bardağı Toz Şeker (175g) • ½ Su Bardağı Sıvı Ayçiçek Yağı (100ml) • 1 Paket Pakmaya Şekerli Vanilin • ½ Çay Bardağı Pakmaya Kakao (20g) • 3/4 Çay Bardağı Damla Çikolata (40g) • 1 Tatlı Kaşığı Limon Kabuğu Rendesi • Arzuya Göre Bir Tutam Toz Tarçın • Fındık Kırığı
Hazırlanışı: 1. Fırınınızı önceden 175°C’ye ayarlayıp ısıtın. Muffin kalıplarına kağıt kalıpları yerleştirin. 2. Çırpma kabına yumurta ve şekeri aktarıp, mikser yardımı ile yüksek devirde 3-4 dakika çırparak karıştırın. 3. Üzerine sıvı yağ, 1 su bardağı sütten yemek kaşığı ayırdıktan sonar kalan miktarı, Pakmaya Kakao, Pakmaya Şekerli Vanilin, limon kabuğu rendesi, toz tarçın, un ve Pakmaya Hamur Kabartma Tozu’nu ekleyin. 4. Tüm malzemeyi mikser yardımı ile düşük devrinde çırparak karıştırın. 5. En son damla çikolatanın yarısını da ekleyip hafifçe karıştırıp, elde ettiğiniz kek hamurunu muffin kalıplarının 2/3’ünü geçmeyecek şekilde kalıplara paylaştırın. 6. Önceden 175°C ısıtılmış fırında 18-24 dakika pişirin. 7. Fırından alınca, keklerin üzerini daha önceden ayırdığınız 4 yemek kaşığı süt ile ıslatın ve soğumaya bırakın. 8. Pakmaya Çikolatalı Fındıklı Pudingi, paketteki tarife uygun olarak 2 su bardağı süt ile pişirin. Ocaktan alıp, arada karıştırarak yaklaşık 10 dakika soğutun. 9. Ilınan pudingi muffinlerin üzerine bir tabaka halinde sürün veya dolgu kreması olarak içlerine doldurun. 10. Damla çikolata ve pudra şekeri serpiştirip servis edin.
Bademli Bisküvi
Malzemeler: • 2 ½ Su Bardağı Buğday Unu (250g) • 1 Paket Pakmaya Hamur Kabartma Tozu • 1 Yumurta • 8 Yemek Kaşığı Margarin (135g) • ½ Çay Bardağı Sıvı Yağ (50ml) • 1 Çay Bardağı Toz Şeker (90g) • 1 Paket Pakmaya Şekerli Vanilin • 1 Paket Pakmaya Çikolatalı Bademli Puding • ½ Çay Bardağı Pakmaya Kakao (15g) • 1 Çay Bardağı File Badem (50g) • 2-2,5 Su Bardağı (200-250 G) Buğday Unu
Üzeri için: • Bitter Çikolata (40g)
Hazırlanışı: 1. Fırınınızı önceden 175°C ayarlayıp ısıtın. 2. Bir çırpma kabında şeker eriyip karışım köpüklenene kadar yumurta ve şekeri mikser yardımı ile yüksek devirde çırpın. 3. Unu ve Pakmaya Hamur Kabartma Tozu’nu eleyerek yumurtalı karışıma ekleyin. Çikolata dışındaki diğer malzemeleri de ekleyin ve karıştırın. 4. Elde ettiğiniz hamuru 5-6 dakika yoğurun. 5. Hamuru ikiye ayırıp, her bir parçayı merdane ile yaklaşık 0,5 cm kalınlığında açın. Kurabiye kalıbı ile ince uzun kesip, fırın tepsisine dizin. 6. Önceden 175°C ısıtılmış fırında 20-30 dakika pişirin. 7. Çikolatayı benmari usulü* eritin ve soğumuş bisküvilerin yarısını çikolataya batırın. Çikolata donunca servis edin.
Malzemeler: 1,5 kg domates (yuvarlak olmasına dikkat edilmeli)
250 gr pirinç 250 gr kıyma
2 baş soğan 5-6 diş sarımsak Yarım yemek kaşığı domates salçası 1 çay kaşığı karabiber 1 tatlı kaşığı pulbiber 1,5 tatlı kaşığı tuz Birkaç dal reyhan / fesleğen 1 çay bardağı zeytinyağı 1 tane küp şeker (1 çay kaşığı) Yapılışı: Domateslerin içini bir tatlı kaşığı ile oyarız. Oyacakla da olur. İçini harcın içine doğrayarak koyarız. Soğanları ve sarımsakları doğrarız. Derin bir kapta tüm malzemeleri doğradıklarımızla beraber ekleyerek karıştırırız. Sonra ayıklayıp yıkadığımız pirinçleri üzerine ekleyerek el yordamı ile karıştırırız. Tencere seçiminde geniş bir tencere seçmemiz gerekiyor ki yan yana pişebilsinler... Domateslerin tek tek içini doldurup tencereye yan yana gelecek şekilde yerleştiririz. Sonra içine yarım çay bardağı su koyarak ocağa yüksek ateşte koyarız. Kaynamaya başlayınca hemen kısmamız gerekiyor. Sonra kısık ateşte 40-45 dk. pişinceye kadar bekletiriz.
Kuşkonmazlı, beyaz hindibalı mevsim salatası
Malzemeler:
1 bağ kuşkonmaz (Ufak boy 10 adet) 2 adet beyaz hindiba 1/3 bağ semizotu 1/3 bağ maydanoz 3-4 tane orta boy domates 2-3 tane yeşil biber 1 adet ufak boy beyaz soğan 2 adet salatalık 1 adet limon 1 tatlı kaşığı nar ekşisi 1,5 çay kaşığı tuz 1 yemek kaşığı sirke (elma veya üzüm farketmez)
Hazırlanışı: Tüm malzemeleri ayıklayıp bol suda yıkarız. Son suyuna -ki ben 3 su yıkarım tüm yeşilliklerimi- sirke koyarak dezenfekte ediyorum ben. Siz bilirsiniz... Derin bir kapta tüm malzemeleri küçük küp küp doğrarız. Sadece soğanları jülyen dediğimiz ikiye bölüp uzun uzun keseriz. Hepsini karıştırırız. Ayrı bir kasede tüm sos malzemesini (limon, nar ekşisi, tuz ve sirke) karıştırıp salatanın üzerine dökeriz ve karıştırıp kayık tabaklara servis yaparız. Ben biraz malzemeyi bol tutarım kalabalık misafir vs yaptığım için. Duruma göre malzemeyi azaltabilirsiniz. :)
Gold Master'in düzenlediği "Ramazan Mutfakları'na Sihirli Eller Dokunuyor." yarışmasına bloggerlar olarak katılıyoruz. Her hafta bir yemek ve bir salata veya tatlı tarifi paylaşacağız. Hadi bakalım. Kime çıkacak. Belki birinci bile olurum. :) Kısmet...
Geçen hafta çok hoş bir etkinliğe katıldım. Sevgili Ohannes Kan (Sosyal Medya Uzmanı)'ın daveti üzerine katıldığım bu etkinlik Gold Master markasının tanıtım etkinliği genel merkez binasında gerçekleşti.
Gold Master Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Sibel Bora Abdik hanımefendi bize yeni tasarladıkları ve ürünleri hakkında yaşadıkları süreçleri anlattı. “3 yıl önce “Küçük Elektrikli Ev Aletleri” pazarına girdik ve kısa sürede çok büyük başarılar elde ederek kadınların tercih ettiği markalar arasında yer almaya başladık. GoldMaster’ın, dünya üzerindeki gelişmeleri ve teknolojileri izleyip, bu gelişim ve teknolojileri yaklaşık 40 yıldır elektronik sektörüne taşıdığını söyleyen Sibel Bora Abdik,“Kaliteden ödün vermeden, tüketiciye en kullanışlı, anlaşılır ve modern ürünler sunmak için uğraş veriyoruz.” dedi. Malum hepimiz Gold Master'ı uydu markası zannediyorduk. Yeni yeni duymaya başladığım bu markanın etkinliğinde olup ürünleri birebir incelemem tanımam bakımından çok güzel bir etkinlik oldu.
GoldMaster Elektrikli Ev Aletleri İş Geliştirme Direktörü Sedat Çulfaz bizlere servis ağından ve 4000'i aşkın satış noktasını anlattı. Elektrikli ev aletleri kategorisinde gıda hazırlama grubu, içecek hazırlama grubu, pişirme ve kızartma grubu, ütü grubu, temizlik grubu, kişisel bakım grubu ve ısıtma-soğutma grubu olmak üzere yaklaşık 130 ürün bulunduğunu söyleyen Çulfaz, “Ürünlerimizde hata payı binde birdir. Bütün ürünler fabrikamızda test ediliyor“ dedi. Birçok mutfak ürününün medya marketler de ve birçok firmada rahatlıkla bulabiliyoruz. En güzel yanı da servis ağının çok geniş olması. Çünkü biliyorsunuz bir ürün aldığınız zaman servisinin uzak olması yada ulaşılamaması en kötü durum. Benim ürün tercih ederken bu yönlü düşünerek alışveriş yapıyorum. Tabi marka 3 yıldır piyasada olmasına rağmen sanırım ihtiyaç olmadığı için daha hiçbir ürününü kullanmadım. Kısmet olmadı. Uzmanı diyetisyen Ayşegül hanımda anlatımlarıyla sağlıklı zayıf kalmanın noktalarını anlattı.
Ajda ve Beste ile buluşup birlikte gittik genel merkeze. Sevgili blogger dostlarımla birlikte Filiz ablanın birbirinden lezzetli yaptığı diyet yemeklerini tattık. Eline sağlık ablacım. :) Ayrıca İstanbul'dan katılan tüm blogger dostlarımı gördüğüm için çok mutlu oldum. Hele de Bursa'dan gelen Zehra ablamı, sevgili Dilek'i ve deee canım arkadaşım Emel'i (sihirliparmaklarr) gördüğüm için bir o kadar sevindim. Gülen yüzünüz solmasın inşaallah. :) Sevgili Ohannes'e bu güzel etkinliğe davet ettiği için, Gold Master Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Sibel Bora Abdik hanımefendiye, GoldMaster Elektrikli Ev Aletleri İş Geliştirme Direktörü Sedat Çulfaz'a ve tüm katılımcılara buradan teşekkür ederim.
RAMAZAN AYIMIZ MÜBAREK OLSUN. :) Bu gece kısmetse sahura kalkacağız ve yarın Ramazan'ın 1'i. Rabbim tamamına erdirsin bizleri. Ve de kıymetini bilmek nasip etsin. Gül deyince sanırım birçoklarımız gibi benimde aklıma Peygamber efendimiz geliyor. Ben de bugün güzel bir gül bahçesine girdim ve güller o kadar güzel kokuyordu ki hemen aklıma Ramazan kahvaltılarına yakışır gül reçeli yapmak geldi. Çok lezzetli ve kokulu oldu. Denemeyenler mutlaka tarifimle denesinler. :)
Malzemeler: 250 gr kokulu gül 1 kg toz şeker 1 limon suyu 3.5 su bardağı su Hazırlanışı: Gülleri saplarından ayırın ve ayıklayın. Ben hazır almadığım için ayıkladım. Hazır alırsanız şöyle bir göz atarsınız. :) Şeker ve suyu derin bir tencereye koyup 25 dk kadar kaynatın. Gülleri yıkadıktan sonra 2 yemek kaşığı kadar ayırdığımız şeker ile azıcık ovalım. Lezzeti ve rengi çıkması için. Şeker biraz katılaştıktan sonra gülleri kıvama atıp 10-15 dk kadar pişirmeye devam ederiz. Kapatmadan az evvel limonu sıkıp üzerine dökün ve bir taşım kaynattıktan sonra ocağı kapatıp soğumaya bırakın. Afiyet olsun. :)
Yeni bir dondurma tarifi daha... Bu da süper lezzetli oldu. Hemen tarifini paylaşmak istedim. :)
Malzemeler:
2.5 su bardağı toz şeker
3 su bardağı süzme yoğurt
2 tane büyük muz
Hazırlanışı:
Muzların kabuklarını soyup mikserde çekin. Üzerine şekeri ekleyin. İyice çırpın. Çırptıktan sonra üzerine yoğurdu dökerek iyice karıştırıp dondurma makinasına koyun. İyice donana kadar çevirin. Yumuşak bir kıvam istiyorsanız hemen yiyebilirsiniz. Özellikle çocuklar için tercih edilebilir. Katı bir kıvam istiyorsanız buzluğa yerleştirin. 1 saat içinde yiyecek kıvamda. :)
Dondurma makinası olmayanlar iyice karıştırıp buzluğa atın. Saatte bir donana kadar çevirin. :)
Patlıcan kızartması abimin en sevdiği yemeklerden. Biz bu yemeği çok severek yeriz. Dürüm şeklinde tüketiriz. Onun için patlıcan dürüm diye isimlendirdim yemeği. :) Patlıcan, domates, yeşil biber ve soğan ile dürüm edilerek tüketiliyor. Bilmeyen ve denemek isteyenler için işte tarifi. :)
Malzemeler: 3-4 adet orta boy patlıcan 3-4 adet domates 20-30 adet yeşil biber 2 baş kuru soğan soğan Kişi başı 2-3 adet lavaş ekmek (tarifi için) Kızartmak için sıvı yağ 1/2 çay kaşığı kimyon (sevenler için) 1/3 çay kaşığı karabiber Tuz 1 yemek kaşığı zeytinyağı Hazırlanışı: Sıvı yağı kızartacağımız tavaya 1-2 cm derinliğinde koyun. Patlıcanları yıkayıp kuruladıktan sonra başını kesip, boylamasına 3'e bölün. Yağ kızdıktan sonra içine atıp her bir tarafını güzelce kızartın. Yeşil biberlerin baş kısımlarını kestikten sonra uç kısımlarına bıçakla küçük bir çentik atın. -ki kızarırken daha rahat kızarır. Çok sıçramaz. Öte yandan domateslerin kabuklarını soyun. Zeytinyağı, kimyonu, karabiberi ve az tuzu da ekleyerek küçük bir tencerede kısık ateşte hafif yumuşayana kadar kızartın. Soğanları da jülyen kesip küçük bir kaba koyarak servis yapın. Fotoğraftaki gibi lavaş ekmeği (tarifi için) açarak içine malzemeleri koyarak az tuz ile sarıp yanına ayran ile yiyebilirsiniz. Afiyet olsun. :)
Çocukluğumun en özel ve lezzetli yemeğidir "lebeni". Annem özellikle şehir dışına çıkıyorsa bir kazan pişirirdi. "Çocuksunuz koşup oynayıp gelince yersiniz." diye tembihlerdi. Geçenlerde canı aşure çekmiş. Malzemelerden bir kısmını ayırıp lebeni yaptım. Umarım siz de beğenirsiniz. Çok hafif bir buğdaylı yoğurt çorbasıdır.
Malzemeler: 200 gr nohut 500 gr buğday 500 gr yoğurt Nane Tuz Yapılışı: Geceden ısladığımız nohutları ve buğdayları ayrı tencerelerde haşlarız. İkisini birleştirip suları ile birlikte karıştırırız. Soğuduktan sonra yoğurt ile karıştırıp isteğe göre üzerine nane serpip servis ederiz. Ayrıca ben yanında kuru soğan kırıp yemeyi çok seviyorum... İsteğe göre yağda biber kızdırıp üzerine döküp servis yapabilirsiniz... :) Afiyet olsun. :)
Semizotu yeşillikler arasında en lezzetli olanlarından damak tadıma göre. 2005 yılında bir aile dostumuz ile birlikte tatile gitmiştik. Kadın annemin yaşıtı bir hanımdı. Bu cacıktan yaptı. Çok lezzetli buldum ve dedim ki İstanbul'a dönünce mutlaka deneyeceğim. Her nedense ailem hiç yapmadı. O gün bugündür çok severek yapıp yediğim bir cacık türü. :) Eğer yapmayayınınız var ise mutlaka tavsiye ederim.
Malzemeler: 1/2 bağ semizotu 1/2 kg yoğurt (Katı yoğurt veya süzme yoğurt kullanabilirsiniz.) 3-4 diş sarımsak
Hazırlanışı: Yoğurdu çırparız. Semizotunu ayıklayıp bol suda birkaç defa yıkayarak temizleriz. Semizotlarını doğrarız. Ama çok küçük olmayacak. Sarımsakları da ufak doğrayıp ya da sarımsak sıkacağından geçirip yoğurdun içine semizotları ile birlikte ekleyin. Güzelce karıştırıp servis yapın.. Afiyet olsun. :)
Ben kırmızı (kapya) biberini çok severim. Küçüklüğümden bu yana evde varsa hemen ocağa koyup közlerdim. Büyüyünce biberleri közlemenin ötesinde soslayıp yemeyi de sevmeye başladım. Çok basit bir tarif anlaşılacağı üzere. :) Kahvaltılık olması bakımından tercih edilecek bir tarif. :)
Malzemeler: 3 tane kapya biberi 3-4 diş kuru sarımsak 1 yemek kaşığı zeytinyağı veya tereyağı
Hazırlanışı: Biberleri istediğimiz boyutta doğrarız. Sarımsakları doğrayıp tereyağı ile birlikte bir tavada soteleriz. İsterseniz biberleri közledikten sonra da doğrayıp bu işlemi yapabilirsiniz. Afiyet olsun. :)
Diyet yapmak gerek. Oldukça sıkıntılı dönemler geçiriyorum. Artık diyet yapma zamanı geldi sanırım. :) Canderel'in Green Toz olan ürününü kullandım bu dondurmada. Ender Saraç ve Dilara Koçak hanımefendiye sordum. Stevia bitkisini önerdi. Gönül rahatlığı ile kullandım. Ayrıca limonlu dondurma en favori lezzetlerimden dondurmalar arasında. Çocukken annemin memleketine gittiğimizde yaşlı bir dondurmacı vardı. Onun limonlu dondurmasının tadına hiçbir dondurmacıda rastlayamadım. Mutfak ve tatlar bloğunun sahibi Selma abladan alıp denediğim bu dondurma tarifinde o lezzete çok yaklaştım. Bittikçe buzluğumdan eksik olmayan bir lezzet oldu. bu tarifi siz de deneyin derim. :)
Malzemeler:
3 su bardağı süzme yoğurt (taze olmalı)
1,5 su bardağı Canderel Green Toz veya toz şeker
2 orta boy limon
Hazırlanışı:
Limonun dış kabuklarını rendeleriz. Hatta ben kabuklarını mikserde iyice çektim. Çok daha lezzetli oldu. :) Bir kapta limon kabuğu rendesi ve şekeri koyarız. Üzerine limonların suyunu sıkarız. Çırpıcı ile şekerler eriyinceye kadar çırparız. Yoğurdu ekleyip güzelce karıştırırız. Yalnız yoğurt ekşi olmamalı. Ben de dondurma makinası var. Karışımı makinanın içine koyup yaklaşık 20-25 dk kadar çırpıp servis yaparız. Eğer katı seviyorsanız yarım saat sonra servis yapın. Dondurma makinanız yoksa buzluğa koyun. Her yarım saatte bir karıştırın.
Soğan doğranır ve tenceredeki zeytinyağının içine atılarak pembeleşinceye kadar pişirilir. İçine küp küp doğranan domates içine atılarak kaynamaya bırakılır. Kendini bırakan domatesin üzerine iri iri doğranmış patlıcanlar eklenir. Biraz beraber kavurulduktan sonra üzerine su çekilerek içine baharatları atılır ve kaynamaya bırakılır. Bence çok hoş ve lezzetli bir yemek. Özellikle domatesi ne kadar çok koyarsanız o kadar lezzet veriyor.
Yapılış fotoğraflarını bir önceki yazımda bulabilirsiniz. Serkan Bozkurt'un etkinliğinde hazırladığım yemeğin tarifi...
Malzemeler: (2 kişilik) 1 tane küçük top kabak 3 tane küçük boy renkli biberler 1 baş küçük boy soğan 1 tane domates Taze baharatlar 2 yemek kaşığı zeytinyağı 1 tatlı kaşığı palm yağı 1 çay kaşığı tuz 2 büyük parça et 1 çay kaşığı pulbiber
Hazırlanışı: Zeytinyağı ve pulbiber ile etleri terbiyeleyin. Tüm kabak ve biberleri iri iri doğrayıp palm yağı ile soteleyin. Üzerine domatesleri yine iri doğrayarak atın. O da yumuşadıktan sonra taze baharatlarını atıp ocağı kapatın. Izgara da veya mangalda etleri pişirerek önceden servis tabağına koyduğumuz sebzelerin üzerine koyup servis yapın. Palm yağı yerine zeytinyağı kullanabilirsiniz. Çok hafif ve lezzetli oluyor. Afiyet olsun. :)
Yağ çeşidi olarak yiyeceklerde kullanılan ay çekirdeği yağı, zeytinyağı, kanola yağı, fındık yağı, mısır özü gibi yağ çeşitlerini duymuştum. Palm yağını hiç bilmiyordum. MPOC İstanbul yetkilisi Hakan bey'in daveti üzerine katıldım bu partiye.
MPOC Malezya palm yağlarını ve faydalarını Serkan Bozkurt'un Chef's Table Mutfak Okulu'ndaki Yaza Merhaba partisinde öğrendim. Palm yağları Malezya'da üretiliyor ve dünyada ikinci. Birinci ülke ise Endonezya. 150 ülkeye palm yağı ihracatı yapılıyormuş. Tabi Türkiye'ye de... Uzakdoğu ve Güney Asya ülkelerinde yemeklerde bu yağın kullanımı %80'i buluyormuş. Farklı bir çok alanda da kullanıldığını öğrendik. Malezya da palmiye ağacı ekimi bundan dolayı çok fazla ekili durumdaymış. Türkiye'deki bazı firmaların palm yağlarını bisküvi ve margarinlerde de kullanıyorlarmış. Palm yağı üreticisi MPOC Avrupa ve Ortadoğu taraflarında bu yağın kullanımını sağlamayı planlıyorlarmış. Özellikle de ev hanımlarının da kullanmasını istiyorlar. Duman çıkarmayan bir yağ olması ile hanımlara ciddi anlamda hitap edeceğini düşünüyorum.
Serkan Bozkurt'un mutfak akademisi diğer mutfak okullarına göre oldukça farklı ve ferah bir ortamı var. Girişte büyük bir mutfağı var açık olarak. Kendisi bize yemek pişirmenin püf noktalarını ve mutfakla ilgili önemli eğitimler verdi. İlk kez bir etkinlikte bu kadar çok şey öğrendim. Ve de şefimizin gözündeki ışıkla yemek yapmaya ne kadar önem verdiğini hissettim.
Fotoğrafta gördüğünüz sebzeleri ve bir o kadar çeşidi olan et çeşitleri ile kendi istediğimiz et ve sebzelerle palm yağlarını da kullanarak bir workshop gerçekleştirdik. Herkes istediği yemeği yapacağı için kimsenin yemeği kimseninkine benzemeyecekti. Bu da beni oldukça heyecanlandırdı. Çünkü reçeteli workshoplar beni biraz zorluyor. Bazen yeni tadlar öğrenmemin yanı sıra damak tadıma ters yemekler yapabiliyoruz. Tabi yemekte zorlanabiliyorum yemekte. :)
Kabak, domates, soğan, renk renk biberler ve otlar alarak ve de biraz et kendime güzel bir yemek yapmak istedim. Şöyle sebze yatağında ızgara et olmalıydı. En üst katta bir şefimiz de mangal başında bizim getireceğimiz yemekleri pişirmek için bekliyordu. Hemen sebzelerimi seçip yapmaya koyuldum.
Soğanları ve biberleri palm yağı ekleyerek tencereye koyup pişirdim. Tüm sebzelerini iri iri doğrayıp soteledim. Üzerine özel soslarla karıştırıp pişirdim.
Malezya Palm Oil
Terastaki ızgarayı yapan şefimiz. İlgisi için teşekkürler. :)
Yemekleri yedikten sonra blogger dostlarla günün kritiğini yapıyorduk. :)
Serkan Bozkurt şefimle...
Son dönemlerde hayallerimi süsleyen günün sonunda hediye edilen iyi marka bir şef bıçağı. :)
Bugünü bizlere yaşatan öncelikle MPOC İstanbul Yetkilisi Hakan bey'e, mutfak ve yemek üzerine püfleri ve eğitimi ile ufkumu genişleten Serkan BOZKURT şefime çok teşekkür ederim. :)